logo

KENDİM İÇİN

ÇOCUK VE ANNE

İŞİM İÇİN

GRUP SEANSLARI

Duygu Odaklı Terapiye Kısa Bir Bakış

melek-subasi

Duygu Odaklı Terapinin Doğuşu


Duygu Odaklı Terapi (DOT), 1980’li yılların sonu ve 1990’lı yılların başında, Kanadalı klinik psikolog Leslie Greenberg tarafından geliştirilmiş bir psikoterapi yaklaşımıdır. DOT, klasik bilişsel ve psikodinamik yaklaşımların duygusal deneyimi yeterince merkeze almadığı noktalardan yola çıkarak, terapötik değişimin temelinde duygusal işlemlemenin yer aldığını savunur. Klinik uygulamalar, bağlanma kuramı, modern duygu kuramı ve deneyimsel terapilerden beslenen bu yaklaşım, zamanla bilimsel araştırmalarla da desteklenerek yapılandırılmıştır.


Neden Duygular? Duygu Odaklı Terapiyi Anlamak


Duygu Odaklı Terapi (DOT), psikoterapi sürecinde duyguları merkeze alan, deneyimsel ve bütüncül bir terapi yaklaşımıdır. DOT’a göre insan psikolojisini anlamanın anahtarı, yalnızca düşünceler ya da davranışlar değil; duyguların nasıl yaşandığı, düzenlendiği ve ifade edildiğidir.


Bu yaklaşım; birey merkezli terapi, gestalt terapi, deneyimsel terapi, modern duygu kuramı ve varoluşçu terapinin ortak bir zemininde gelişmiştir. DOT’un temel varsayımı şudur:

İnsan önce hisseder, sonra düşünür.

Bu nedenle kalıcı değişim, duygusal deneyim işlenmeden mümkün değildir.


DOT, duyguların doğuştan geldiğini ve insan için temel birer rehber olduğunu kabul eder. Sorun, duyguların kendisi değil; bastırılması, inkâr edilmesi ya da regüle edilememesidir. Çocuklukta öğrenilen duygu düzenleme biçimleri, yetişkinlikte ilişkilerde, bedende ve semptomlarda kendini tekrar edebilir.


Bu terapi yaklaşımında amaç, danışanın ikincil ya da savunmacı duygularının altındaki primer (asli ve adaptif) duygulara ulaşmasını sağlamaktır. Duygu Odaklı Terapi, duyguyu bastırmayı değil; onu tanımayı, düzenlemeyi ve söze dökebilmeyi hedefler.


DOT, yoruma dayalı terapilerden farklı olarak deneyime dayalıdır. Seansta “neden böyle hissediyorsun?” sorusundan çok,

“Şu anda ne hissediyorsun, bunu bedeninde nasıl yaşıyorsun?” sorusu önemlidir. Çünkü duygular yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda bedensel olarak da yaşanır ve bedensel hafıza değişimin önemli bir parçasıdır.


Özetle Duygu Odaklı Terapi, danışana ne hissetmesi gerektiğini öğretmez. Danışanın zaten hissettiği ama temas edemediği duygularla güvenli bir şekilde karşılaşmasını sağlar. DOT’ta değişim, içgörüden önce duyguyla temasla başlar.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191