"AKIL TUTULMASI"NDA ROL MODEL KALABİLMEK

Asıl mesele, tam da böyle dönemlerde "tutulmamak" ve bilinçli kalabilmektir.
Toplumsal ve bireysel düzeyde yaşanan kaos dönemleri; pasif bir kabullenişten ziyade bilinçli farkındalık, sağlıklı iletişim ve gerektiğinde zamanında müdahaleyi gerektirir.
Bu dönemler; belirsizliğin arttığı, duyguların hızla yükseldiği ve iletişim süreçlerinin karmaşıklaştığı zamanlardır. Böyle anlarda kontrol, dış dünyayı yönetmeye çalışmaktan çok, kendi iç dünyamızı düzenleyebilmekten geçer.
Bilinçli birey; kaosun bir parçası olmak yerine onu gözlemleyebilen ve vereceği tepkiyi bilinçli şekilde seçebilen kişidir. Çünkü denge, şartlar sakinleştiğinde değil; karmaşanın ortasında korunabildiğinde gerçek anlamını bulur.
Çocuk gelişimi de tesadüflere değil; farkındalığa, güvenli bağlanmaya, sağlıklı ilişkilere ve doğru rol modellere dayanır.
Bugün bilimsel çalışmalar da bize şunu göstermektedir:
Çocuklar, en çok duyduklarını ve gördüklerini içselleştirir.
Yani çocuklar aslında bizim bir yansımamızdır.
Ve o yansımanın kaynağı biziz.
Peki ebeveyn olarak nelere dikkat edebiliriz?
- Şiddetsiz iletişimi önce siz benimseyin. Çünkü çocuklar söyleneni değil, gördüğünü kopyalar.
- Vicdan, merhamet ve saygı anlatılarak değil; yaşatılarak gelişir. Sevgi dilini günlük yaşamınızın bir parçası haline getirin.
- Aynı evde bulunmak yeterli değildir. Çocuğun kişilik gelişimini şekillendiren, sağlıklı ve güvenli bir duygusal ortamdır.
- Ebeveynlik sorumluluğu devredilemez. Elbette destek alınabilir; ancak çocuğun temel güven bağı anne ve babasıyla kurulur.
- Teknolojiyi "herkes kullanıyor" diyerek sınırsız bırakmayın. Kontrolsüz dijital içerikler, özellikle şiddet içerikleri, çocukların zihninde kalıcı izler bırakabilir.
- "Neden kitap okumuyor?" diye sormadan önce, "Ben ne kadar okuyorum?" diye kendinize sorun. Çocuklar kitap sevgisini çoğu zaman ebeveynlerinden öğrenir.
- Küçük gibi görünen olumsuz alışkanlıkları küçümsemeyin. Erken fark edilen birçok davranış, ileride oluşabilecek daha büyük sorunların önüne geçebilir.
Ve en önemlisi...
Çocuğunuza arkadaş değil, sınırları net, sevgi dolu ve güven veren bir rehber olun.
Ebeveynlik zor olabilir.
Ama imkânsız değildir.
Çünkü çocuklar söylediklerimizi değil, yaşadığımız hayatı büyütürler.
Bugün çocuğunuz sorumluluk almakta zorlanıyorsa, bir an durup kendinize şu soruyu sorun:
"Ben kendi hatalarımla nasıl baş ediyorum?"
Çocuğunuzun gözlerinin içine bakarak konuşun.
Orada hala şekillenmeye devam eden, umut dolu bir dünya var.
Ve o dünyayı karartan da, aydınlatan da büyük ölçüde biziz.
Sevgiyle kalın.
Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu
Cansu Kocabaylıoğlu


