Bir Ev Bir Kalp Bir Aile

Aile ve çift danışmanı, Manevi danışman
Sevim Bozkurt
21 Temmuz 2026

Bir evi yuva yapan duvarlar değildir. Aynı çatı altında yaşamak da değildir. Yuvayı yuva yapan; kırıldığında özür dileyebilen bir dil, yorulduğunda omuz olabilen bir yürek ve "Ben buradayım." diyebilen bir sevgidir.
Bugün birçok evde sessizlik var. Aynı masada oturan insanlar, birbirlerinin gözlerine bakmadan yemek yiyor. Aynı odada bulunan eşler, birbirlerinin kalbine kilometrelerce uzakta yaşıyor. Çocuklar ise anne babalarının söylediklerinden çok, birbirlerine nasıl davrandıklarını izliyor.
Çünkü çocuklar nasihatten önce örneği öğrenir.
Anne babasının birbirine saygı gösterdiğini gören çocuk, saygıyı hayatına taşır. Affetmeyi gören affeder. Merhameti gören merhametli olur. Sürekli eleştiriyi gören ise önce kendini, sonra dünyayı sevmekte zorlanır.
Bir eşin en büyük ihtiyacı, anlaşılmaktır. Bir annenin en büyük arzusu, emeğinin görülmesidir. Bir babanın en büyük beklentisi, değerli hissetmektir. Bir çocuğun ise en büyük ihtiyacı, koşulsuz sevildiğini bilmektir.
Mutlu aileler hiç kavga etmeyen aileler değildir. Kırıldıklarında yeniden konuşabilen, incittiklerinde özür dileyebilen, düştüklerinde birbirini kaldırabilen ailelerdir.
Bazen bir "Nasılsın?" sorusu, günlerdir susan bir kalbi konuşturur.
Bazen bir sarılma, saatlerce süren tartışmadan daha güçlüdür.
Bazen de "Haklı olmaktan vazgeçiyorum, seni kaybetmek istemiyorum." diyebilmek, sevginin en olgun hâlidir.
Unutmayalım...
Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; evler, arabalar ya da banka hesapları değildir. Birbirine saygıyla bakan anne baba, huzurla nefes alınan bir ev ve sevginin eksik olmadığı bir aile iklimidir.
Çünkü çocuklar büyür, evden ayrılır, kendi yuvalarını kurarlar. Ama çocukluklarında gördükleri sevgi dili, ömür boyu onların kalbinde yaşamaya devam eder.
Belki bugün eşiniz sizden sadece güzel bir söz bekliyor.
Belki anneniz bir telefonunuzu...
Belki babanız iki dakikalık sohbetinizi...
Belki çocuğunuz ise elinizde telefon olmadan ona ayıracağınız on beş dakikayı...
Hayat, ertelediğimiz sevgilerin hesabını bir gün mutlaka sorar.
Öyleyse bugün...
Bir gönül alın.
Bir özür dileyin.
Bir teşekkür edin.
Bir çocuğun saçını okşayın.
Eşinizin gözlerinin içine bakarak "İyi ki varsın." deyin.
Çünkü sevgi, söylendikçe çoğalır; paylaşılınca bereketlenir; yaşandıkça nesillere miras olur.
Her mutlu aile, dünyayı değiştiren sessiz bir duadır.
AİLE DANIŞMANINIZ Sevim BOZKURT

