Çocuklarda ayrılık kaygısı nasıl görünür?

sibel-pilosof

Çocuklarda Ayrılık Kaygısı Nasıl Görünür?

Çocuğun anne-babasından ayrılırken zorlanması, özellikle erken çocukluk döneminde oldukça doğal bir durumdur. Ancak bazı çocuklarda ayrılık, yalnızca kısa süreli bir huzursuzluk değil; yoğun kaygı, korku ve günlük yaşamı etkileyen davranışlarla kendini gösterebilir.

Ayrılık kaygısı her zaman “Anne gitmesin!” şeklinde görülmez. Bazen çocuğun davranışlarının altında gizlenmiş olabilir.

Ayrılık kaygısı hangi davranışlarla kendini gösterebilir?

Çocuk;

  1. Anne veya babasından ayrılırken yoğun ağlayabilir, yapışabilir ve ayrılmayı reddedebilir.
  2. Ebeveyninin başına kötü bir şey geleceğinden endişe edebilir.
  3. “Ya anneme bir şey olursa?”, “Ya beni almaya gelmezsen?” gibi soruları sık sık sorabilir.
  4. Okula gitmek istemeyebilir veya okula bırakılırken yoğun tepki gösterebilir.
  5. Tek başına uyumakta zorlanabilir, ebeveyninin yanında uyumak isteyebilir.
  6. Gece sık sık uyanabilir veya ebeveyninin yanına gelmek için bahaneler üretebilir.
  7. Karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel yakınmalar yaşayabilir.
  8. Ebeveyninin evden çıkmasını engellemeye çalışabilir.
  9. Ebeveynini sürekli kontrol etmek, nerede olduğunu bilmek isteyebilir.
  10. Daha küçük yaş davranışlarına geri dönebilir; örneğin bebeksi konuşma, daha fazla ilgi isteme veya bağımlı davranma görülebilir.
  11. Ebeveyninden ayrılacağı durumlar yaklaşınca öfkelenebilir, huzursuzlaşabilir veya yoğun kaygı yaşayabilir.

Peki her ayrılmak istememe ayrılık kaygısı mıdır?

Hayır.

Çocukların gelişimsel dönemlerine bağlı olarak anne-babadan ayrılmak istememeleri oldukça normaldir. Burada önemli olan kaygının yoğunluğu, ne kadar sürdüğü ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.

Örneğin okula giderken birkaç dakika ağlayan ancak kısa sürede sakinleşip etkinliğe katılan bir çocuk ile haftalar boyunca okula gitmeyi reddeden, her sabah yoğun fiziksel belirtiler yaşayan ve ebeveyninden ayrılamayan çocuğun yaşadığı durum aynı değildir.

Çocuğun kaygısının altında ne olabilir?

Ayrılık kaygısı bazen çocuğun yaşamındaki değişimlerle artabilir. Taşınma, okul değişikliği, ebeveynlerin ayrılması, hastalık, kayıp, bakım veren değişikliği veya çocuğun yaşadığı korkutucu bir deneyim ayrılık kaygısını tetikleyebilir.

Bunun yanında bazı çocuklar doğuştan daha hassas ve kaygıya yatkın bir mizaca sahip olabilir.

Bu nedenle çocuğun davranışını yalnızca “şımarıklık”, “fazla bağımlılık” veya “anneye düşkünlük” olarak değerlendirmek yerine, “Bu davranış bana çocuğun hangi ihtiyacını anlatıyor?” diye bakmak önemlidir.

Ebeveynler ne yapabilir?

Çocuğun kaygısını tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, ona güvenli bir ayrılık deneyimi sunmak daha işlevseldir.

Ayrılırken uzun vedalaşmalar yapmak yerine kısa, net ve tutarlı bir vedalaşma rutini oluşturulabilir.

“Ben gidiyorum ama geri geleceğim. Sen okuldayken ben işimi yapacağım ve sonra seni almaya geleceğim.”

gibi çocuğun anlayabileceği net ifadeler kullanılabilir.

Çocuğun kaygısını küçümsememek de önemlidir. “Korkacak ne var?” demek yerine:

“Benden ayrılırken zorlandığını görüyorum. Şu anda kaygılı hissedebilirsin. Ben geri geleceğim ve bunu birlikte aşacağız.”

demek çocuğun duygusunun görülmesine yardımcı olur.

En önemlisi ise çocuğa, ayrılıkların ilişkinin sona ermesi anlamına gelmediğini deneyimletmektir.

Çünkü çocuk için güven yalnızca “Annem beni bırakmaz.” demek değildir.

Asıl güven, “Annem benden ayrılsa da aramızdaki bağ devam eder ve geri döner.” deneyiminin tekrar tekrar yaşanmasıyla gelişir.

Eğer ayrılık kaygısı çocuğun okul yaşamını, uykusunu, sosyal ilişkilerini veya aile içindeki günlük düzeni belirgin biçimde etkiliyorsa bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek almak faydalı olabilir.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191