Evlilik Nedir?

ilhami-ozbey

Evlilik Nedir?

Evlilik, iki insanın yalnızca aynı evi ve hayatı paylaşması değil; hukuki, dinî, maddi ve manevi sorumluluklar üstlenerek ortak bir hayat inşa etmesidir. Bir yönüyle sözleşme, bir yönüyle ahit, bir yönüyle de birbirinin hakkını ve emanetini gözetme sorumluluğudur. Bu birlikteliğin sağlıklı biçimde sürmesi, eşlerin huzuru kadar çocukların bedensel, ruhsal ve ahlaki gelişimi için de bilinçli bir çabayı gerekli kılar.

Evlilik, iki insanın aynı kişiye dönüşmesi, her konuda aynı düşünmesi veya farklılıklarını ortadan kaldırması değildir. Asıl olan, farklılıklarla birlikte yürüyebilme iradesidir. Eş olmak; kendi ihtiyaçlarını gözetirken diğerinin hakkını unutmamak, kararlarında onun varlığını hesaba katmak ve hayatı yalnızca “ben” üzerinden değil, giderek olgunlaşan bir “biz” şuuru içinde düzenleyebilmektir.

Uzun evliliklerde yorgunlukların, kırgınlıkların, anlaşmazlıkların ve zaman zaman mesafelerin ortaya çıkması insanidir. Bir evliliğin kıymeti, hiç sorun yaşamamasından çok, sorunlar karşısında nasıl bir tutum geliştirildiğiyle anlaşılır. Eşlerin birbirini karşı cepheye yerleştirmesi yerine çözüm için yeniden yan yana durabilmesi önemlidir. Yılların yükü tek bir eşin omuzlarına bırakılmamalı; sorumluluk, fedakârlık ve iyileştirme gayreti paylaşılmalıdır. Bazen mesele haklı olmaktan vazgeçmek değil, haklılığı incitmeden taşıyabilmektir.

Gerektiğinde evlilik danışmanı, psikolog, uzman veya sağduyusuna güvenilen bir aile büyüğünün desteğinden yararlanmak faydalı olabilir. Ancak hiçbir dış destek, eşlerin evliliklerini koruma ve iyileştirme iradesinin yerini tutamaz. Geçmişte yaşananları inkâr etmek gerekmez; fakat geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün üzerine yığmak da yarayı sürekli açık tutar. Mesele unutmak değil, yaşananlardan ders çıkarırken geçmişin bugünü yönetmesine izin vermemektir.

Evliliğin yalnızca iki eş arasında yaşanan özel bir ilişki olmadığı da unutulmamalıdır. Çocukların kadın ve erkeğe, eş olmaya, sevgiye, öfkeye, anlaşmazlığa ve barışmaya dair ilk tasavvurları büyük ölçüde anne ve babalarını gözlemleyerek şekillenir. Çocuk, anne babasının birbirine nasıl hitap ettiğini, kızgınlık anında nasıl davrandığını, özür dilemeyi, affetmeyi ve yeniden yakınlaşmayı görerek ilişki dili öğrenir. Bu yüzden eşlerin birbirine gösterdiği hürmet, yalnızca bugünün huzurunu değil, çocuklarının gelecekte kuracağı ilişkileri de etkiler.

Eşler birbirlerinin çabasını görmeye ve takdir etmeye gayret etmelidir. İnsan çoğu zaman yapılmayanı kolayca fark eder, yapılanı ise zamanla sıradanlaştırır. Oysa görülmek, değer verilmek ve emeğinin fark edildiğini hissetmek evlilik bağını besler. Her insanın güçlü yanları kadar eksiklikleri de vardır. Eş olmak, karşısındakinin kusurlarını sürekli önüne koymak değil; güçlü taraflarını beslerken zayıflıkları karşısında da merhameti, sabrı ve hakkaniyeti koruyabilmektir.

Bir insanda hoşumuza gitmeyen bir özellik bulunması, onda sevdiğimiz ve kıymet verdiğimiz diğer tarafları hükümsüz kılmaz. Evlilikte olgunluk, eşini yalnızca memnun olduğumuz hâlleriyle değil, insan oluşunun eksiklikleriyle beraber görebilmektir. Sevdiğimiz özellikler; tahammülün, şefkatin ve iyileştirme arzusunun dayanağı hâline gelebilmelidir. Buradaki merhamet, yanlış olanı görmezden gelmek değil; düzeltmeye çalışırken insanı değersizleştirmemektir.

“Ben neden geri adım atıyorum?”, “Hakkımı yedirmem”, “O yaptıysa ben de yaparım”

şeklindeki hesaplaşma dili, zamanla evliliği bir güç mücadelesine dönüştürebilir. Elbette eşlerin hakları, sınırları ve onurları korunmalıdır; merhamet haksızlığa razı olmak anlamına gelmez. Fakat aile hayatı yalnızca hak hesabıyla da sürdürülemez. Adaletin yanında insaf, şefkat, affedicilik, anlayış ve gerektiğinde fedakârlık da gerekir.

Evlilikte her geri adım yenilgi, her özür zayıflık, her affediş de hak kaybı değildir. Bazen bir yuvayı ayakta tutan şey, kişinin egosunu değil ilişkiyi önceleyebilmesidir. Sahiplenen ve iyileştiren dil; inciten, cezalandıran ve hesap tutan dilden daha değerlidir.

Eşler birbirinin rakibi değildir. Aynı hayatın yükünü taşıyan, aynı evin huzurundan sorumlu olan iki yol arkadaşıdır. Bu yolculuğu ayakta tutan şey kusursuzluk değil; hakkaniyetle birleşen sevgi, sabırla olgunlaşan merhamet ve kırgınlıklara rağmen yeniden “biz” olabilme iradesidir.

Sevgiyle kalın…

Uzman Sosyolog/Aile danışmanı: İlhami Özbey



advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191