Hayat Adil mi?

Burak

Albert Einstein’ın sözü ile başlamak isterim bu haftaki yazıma:

‘İnsanoğlu ağzından çıkan cümlelerin veya beyninden geçen düşüncelerin bütün evreni dolaşıp tekrar ona geri döndüğünü bilse, eminim çok dikkatli olurdu.’

Bu sihir değil de nedir?

İşte bütün mesele bu aslında.

***

Biz insanlar çeşitli hayaller kurarız fakat bu hayalin içine, bilinçaltımızda ne varsa ancak o kadarını koyarız.

Hayalimiz hayatımıza dönüşürken, bilinç altımızda kendimize neyi layık görürsek, evren bize ancak o kadarını verir.

Bu perspektiften bakınca, aslında hayatımızın içerisinde yaşama ihtimalimiz olanlar, bizde var olandan öteye gitmiyor.

Kendini sevdiğin kadar sevebiliyor karşındaki seni, değer verdiğin ölçüde değerini fark edebiliyor hayatındaki kişi.

Kendini anlayabildiğin ölçüde anlaşılıyorsun aslında ve verdiğin kadarını alıyorsun geri.

Şimdi bir kısmınız diyecek ki;

‘Hayır kesinlikle öyle değil! Hayatın kendisi adil değil.’

‘Ben verimkar bir insanım ama karşımdaki insanlar hep almayı tercih ediyor.’

‘Anlamaya çalışıyorum ama anladığım kadar anlaşılamıyorum.’

Peki gerçekten durum sizin özetlediğiniz gibi mi acaba?

***
Kıymetli dostlar,

Herkesin yaşam standardı kendi bilinç seviyesi ile doğru orantılıdır.

Sahip olduğumuz vizyon ne ise yaşadığımız ya da yaşayabileceğimiz hayat ancak o olur.

Yanımızdaki ile olan ilişkimiz, kendimizle olan ilişkimizle başlıyor esasında.

Kendi dünyamızdaki farkındalığımız ne kadar yüksek olursa, karşımızdaki insanlar da bizi o kadar çok fark edebiliyor.

Peki, buraya kadar her şey tamam.

Bütün bunları biliyoruz artık.

Şimdi bu bilgiyi kullanarak hayatımıza nasıl katkı sağlayabiliriz ona bakalım.

***

Kurduğun yakın ilişkilere bir bak!

Nasıl bir diyalog içerisindesin?

Aranızdaki iletişimi sağlıklı yönetebiliyor musun yoksa senin kontrolün dışında mı gelişiyor bazı şeyler?

Mesela karşındaki insanı seviyorsun, değer veriyorsun, ama onun tarafından sevgi ve değer görmüyorsun.

İşte hemen buraya bir dön ve bak!

Acaba senin bilinçaltında kendin ile ilgili bir sevilmeme duygun olabilir mi?

Çocukluktan bu yana getirdiğin yanlış bir inancın mı var ki, sen karşı tarafa sevgi veya değer algısı değil de sevilmeme ve değersizlik mesajı veriyorsun acaba?

***

Sevgili dostlar, Çoğu zaman bizim için doğru ilişkiye bu nedenle ulaşamıyoruz.

Doğru bakış açısı, evrene gönderilmiş daha doğru bir mesaj, emeğinle doğru orantılı bir itibar ve daha doğru kazanç fırsatları…

Daha çoooook örnek var verilebilecek.

Bilinçaltımız bizi her zaman doğru şeylere yönlendirmez.

Dolayısıyla bilinç seviyemizi yükselterek, bilinçaltı kayıtlarımızı etkisiz hale getirebiliriz.

Ya da var olan kökleşmiş ama bize iyi gelmeyen inançlarımızı da, yenilerini geliştirerek etkisiz hale getirebiliriz.

Bahsettiğim bu iki nokta, bütün hayat akışımızı değiştirmemiz için bize bir fırsat veriyor.

Bir uzman eşliğinde yapılmasını önerdiğim bu çalışma, inanın zaman zaman biz uzmanların da başvurduğu ve hayat boyu ihtiyaç duyabileceği çok önemli bir bilinçaltı çalışmasıdır.

Ademoğlu, insanlık tarihi boyunca, aslında tam da gözünün önünde duran, ancak inanabilmek için kendisini ikna edebilecek mucizelerin peşine düşmüştür.

İşte insanın mucizeyle tanışma günü, aslında tam da kendisinden daha büyük bir mucizenin olmadığını farkettiği gündür diye düşünüyorum.

O halde, kendi mucizene ilk sihirli adımını atman dileğiyle…

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir.
İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir.
Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191