İnsan Neden Terapiye Gider?

anil-korkmaz

İnsan bazen yürürken ayağı taşa takılır, bazen de içindeki yol karanlığa çıkar. Her ikisi de yürümeye devam etmeyi zorlaştırır. Terapi, işte tam bu noktada, “Yoluma ne oldu?” diye durup bakabilme cesaretidir.

Çoğu kişi terapiyi yalnızca “çok kötü durumda olanların gittiği bir yer” sanır. Oysa terapi, kırık bir kemiği sarmak kadar doğal, susuz kalınca su içmek kadar insani bir ihtiyaçtır. İnsan nasıl ki bedeninin sinyallerini ciddiye alıyorsa, ruhunun sesini de duymayı öğrenebilir. Terapi, bu sesi kısmadan, yargılamadan dinlenen güvenli bir sofradır.

Bazen yük ağır gelir

Hayat herkesin sırtına bir heybe verir. Kimininki çocukluktan doludur, kimininki kayıplarla, kimininki de hiç dinmeyen bir “yetemedim” duygusuyla. İnsan tek başına taşıyabildiğini taşır; ama yük ağırlaştığında dizler titrer. Terapi, heybeyi yere koyup içindekilere birlikte bakmaktır. “Bu senin mi, yoksa sana mı bırakılmış?” diye ayıklamaktır.

Bazen aynı döngüde dolanır dururuz

Aynı ilişkilere girip aynı yerden yaralanmak… Aynı öfkeyi farklı günlerde yaşamak… Bu, bozuk bir plak gibi tekrar eder. Terapi, plağın neden takıldığını anlamaya çalışır. Suçlu aramaz; sebep arar. Çünkü insan, nedenini anladığı yükten daha özgür bırakır kendini.

Bazen duygular dilini kaybeder

İçimizde bir çocuk vardır; bazen konuşamaz, bazen bağırır, bazen susar. Terapi, o çocuğa kelime öğretir. Öfkeye sınır, üzüntüye yer, korkuya nefes kazandırır. Duygular bastırıldığında kaybolmaz; yön değiştirir. Terapi, bu yönü fark etmeye yardım eder.

Terapi öğüt vermez, yol açar

Bir psikolog, hayatınıza karışmaz; pusula olur. Ne yapacağınızı söylemez; neden öyle hissettiğinizi birlikte keşfeder. Etik sınırlar içinde, gizliliğe saygıyla ve yargısız bir duruşla eşlik eder. Çünkü terapi, “Ben sana ne yapman gerektiğini söyleyeyim” yeri değil; “Sen kendin için ne istiyorsun?” sorusunun yavaşça filizlendiği yerdir.

İnsan güçsüz olduğu için değil, kendini önemsediği için terapiye gider

Terapi bir zayıflık göstergesi değil; içsel sorumluluk alma halidir. Kendi hikâyesini başkasının eline bırakmamak, direksiyona yeniden geçmek demektir. Bazen yol bozuk olur, bazen sis çöker; ama yanında yolu okuyan biri vardır artık.

Sonuçta terapi, hayatı baştan yazmaz. Ama cümlelerin altını çizdirir, bazı paragrafları yeniden düşünmeye davet eder. İnsan terapiye “bozuk” olduğu için değil; iyileşmenin mümkün olduğuna inandığı için gider. Çünkü her insan, anlaşılmayı hak eder. Önce kendisi tarafından.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191