logo

KENDİM İÇİN

ÇOCUK VE ANNE

İŞİM İÇİN

GRUP SEANSLARI

Kavgayı Başlamadan Bitiren Çiftler Sırrı Nedir?

arda-kivraklar

Kavgayı Başlamadan Bitiren Çiftler Sırrı Ne?


Hiç şöyle bir tartışmanın içinde buldun mu kendini?

Aslında çok küçük bir şey yüzünden başlıyor…

Belki bir mesajın geç atılması, belki tonlama, belki de sadece kötü bir gün.

Sonra bir anda büyüyor.

Söylenmemesi gereken şeyler söyleniyor, sesler yükseliyor,

ve en sonunda kendini şunu düşünürken buluyorsun:

“Biz neden böyle oluyoruz?”

İşin en zor kısmı da şu oluyor:

Aslında derdin tartışmak değil.

Anlaşılmak istiyorsun.

Yakın hissetmek istiyorsun.

Ama ne zaman bir şey konuşmaya kalksan, sanki aranızda görünmez bir duvar oluşuyor.

Ve bir süre sonra birçok çift şu sonuca varıyor:

“Biz iletişim kuramıyoruz.”

Ama burada küçük ama çok önemli bir gerçek var:

Sorun çoğu zaman iletişim kuramamak değil, tartışma sırasında bağı koruyamamaktır.

Yani mesele “kavga etmek” değil…

Kavga ederken birbirinizi kaybetmek.

İşte bazı çiftler tam bu noktada farklı bir şey yapıyor.

Kavga başlamadan bitmiyor belki,

ama kırılmadan, kopmadan yönetilebiliyor.

Peki bunu nasıl yapıyorlar?




Peki Bu Çiftler Farklı Olarak Ne Yapıyor?

Aslında düşündüğün kadar karmaşık bir şey değil.

Bu çiftler tartışmıyor değil.

Hatta bazen oldukça sert tartışıyorlar.

Ama arada çok kritik bir fark var:

Tartışmanın ortasında, ilişkiyi kurtaran küçük şeyler yapıyorlar.

Bazen biri durup şöyle diyor:

“Bir dakika… şu an çok gerildik.”

Bazen diğeri sesini biraz yumuşatıyor.

Bazen biri göz göze gelip hafifçe gülümsüyor.

Bazen de sadece şunu söylüyor:

“Ben senin düşmanın değilim.”

Dışarıdan bakınca çok küçük şeyler gibi görünüyor, değil mi?

Ama aslında tam o anda çok büyük bir şey oluyor:

Tartışma devam etse bile, bağ kopmuyor.

Psikolojide bu küçük anlara bir isim veriliyor:

Onarım girişimleri.




Onarım Girişimi Dediğimiz Şey Aslında Ne?

Şöyle düşün…

Tartışma sırasında bir an geliyor ve ortam geriliyor.

Kalbin biraz daha hızlı atıyor, sesin yükseliyor,

karşındaki artık “eşin” değil de sanki “rakibin” gibi hissettirmeye başlıyor.

İşte tam o anda yapılan küçük bir hamle var:

  1. Ortamı yumuşatmak
  2. Gerilimi fark etmek
  3. “Dur, biz birbirimize karşı değiliz” diyebilmek

Bu bazen bir cümle oluyor:

“Şu an biraz sertleştim galiba…”

Bazen bir davranış:

Elini uzatmak, temas kurmak

Bazen de sadece ton değişimi:

Aynı şeyi daha yumuşak söylemek

Ve ilginç olan şu:

Bu hamleler tartışmayı tamamen bitirmek zorunda değil.

Ama şunu sağlıyor:

Tartışma artık yıkıcı olmaktan çıkıyor.



Peki Neden Bazı İlişkilerde İşe Yarıyor, Bazılarında Yaramıyor?

Şimdi burada çok hassas bir nokta var.

Aslında birçok insan tartışma sırasında onarım girişimi yapıyor.

Ama çoğu zaman fark edilmiyor… ya da kabul edilmiyor.

Mesela şöyle anlar olabilir:

Biri diyor ki:

“Tamam, uzatmayalım artık…”

Ama diğeri içinden şöyle geçiriyor:

“Yine konuyu kapatıyor.”

Ya da biri yumuşayarak yaklaşıyor:

“Seni anlıyorum aslında…”

Ama karşı taraf hâlâ kırgın olduğu için bunu duymuyor bile.

İşte tam burada mesele değişiyor.

Onarım girişimleri sadece yapılınca değil, karşı taraf tarafından kabul edilince işe yarar.




Görmediğimiz Şey: O An Aslında Bir Çıkış Kapısı Açılıyor

Tartışma sırasında biri küçük bir adım attığında,

aslında şunu söylüyordur:

“Gel buradan çıkalım.”

Ama eğer diğer kişi hâlâ “haklı çıkma” modundaysa,

o kapı fark edilmeden kapanır.

Ve tartışma büyümeye devam eder.

Bu yüzden bazı çiftler şunu söyler:

“Biz deniyoruz ama olmuyor.”

Aslında çoğu zaman sorun denememek değil…

O küçük anları yakalayamamak.

Çünkü O Anda Beyin ‘Savunma Moduna’ Geçiyor

Tartışma sırasında bedenimiz gerçekten değişiyor.

Kalp atışı hızlanıyor, stres artıyor, düşünme şeklimiz daralıyor.

Ve o anda şuna odaklanıyoruz:

  1. Kendimizi savunmak
  2. Haklı olduğumuzu anlatmak
  3. Karşı tarafı ikna etmek

Ama işin ironik kısmı şu:

Tam da bu yüzden, karşımızdaki kişinin uzattığı “barış elini” göremiyoruz.


O Küçük Fark Her Şeyi Değiştiriyor

Sağlıklı ilişkilerde fark şu:

Biri küçük bir onarım girişimi yaptığında,

diğeri bunu yakalayıp şöyle düşünüyor:

“Tamam, şu an kavga etmekten daha önemli bir şey var: Biz.”

Ve o an, tartışmanın yönü değişiyor.

İstersen bir sonraki bölümde artık çok pratik bir yere geçebiliriz:

“Günlük hayatta kullanabileceğin gerçek onarım cümleleri ve davranışları”

Orası hem çok paylaşılır hem de okuyana “ben bunu hemen deneyeyim” hissi verir.

Günlük Hayatta Kullanabileceğin Onarım Cümleleri

Şunu baştan söylemek önemli:

Bu cümleleri “doğru teknik” gibi kullanmana gerek yok.

Asıl mesele şu:

Gerçekten ilişkiyi korumak istediğin bir yerden geliyor olman.

Çünkü karşı taraf bunu hissediyor.

Tartışma yükselmeye başladığında

O anı fark ettiğinde kullanabileceğin küçük durdurucular:

  1. “Şu an biraz gerildik, fark ettim.”
  2. “Bir dakika… bu konuşma kötü bir yere gidiyor gibi.”
  3. “Dur, aslında kavga etmek istemiyorum.”

Bu cümleler şunu yapar:

Tartışmanın hızını keser. Kendini savunmada yakaladığında

Hepimizin düştüğü yer burası…

  1. “Şu an savunmaya geçtim galiba.”
  2. “Kendimi anlatmaya çalışıyorum ama seni duymayı kaçırıyorum.”
  3. “Biraz durup seni anlamaya çalışabilir miyim?”

Bu cümleler şunu söyler:

“Sana karşı değilim.”

Karşı taraf kırıldığında

Bazen çözüm değil, sadece görülmek isteriz…

  1. “Seni kırdıysam üzgünüm.”
  2. “Bunu böyle hissettiğini fark etmemiştim.”
  3. “Haklı olduğun bir yer olabilir.”

Burada sihirli olan şey şu:

Haklı çıkmaktan vazgeçmek değil, ilişkiyi seçmek.

Tartışma uzadığında

Bazı konuşmalar uzadıkça zarar verir:

  1. “Biraz mola verelim mi?”
  2. “Şu an konuşursak daha kötü olacak gibi.”
  3. “Sakinleşip devam edelim mi?”

Bu kaçmak değil.

İlişkiyi korumak için bilinçli bir durmak.

Bağı yeniden hatırlatmak istediğinde

Burası en güçlü yerlerden biri:

  1. “Ben senin düşmanın değilim.”
  2. “Aynı taraftayız aslında.”
  3. “Seni kaybetmek istemiyorum, sadece anlaşılmak istiyorum.”

Bu cümleler tartışmanın yönünü gerçekten değiştirebilir.

Küçük Bir Not (Ama Çok Önemli)

Bu cümleleri ilk kullandığında her zaman işe yaramayabilir.

Çünkü bazen karşı taraf hâlâ kırgın olur.

Bazen alışık değildir.

Bazen de “bu yeni haline” şaşırır.

Ama bu şu anlama gelmez:

İşe yaramıyor.

Bu şu anlama gelir:

İlişkinin dili değişmeye başlıyor.


Belki de Sorun “Kavga Etmeniz” Değil

Eğer bu yazıyı buraya kadar okuduysan, muhtemelen şunu çok iyi biliyorsun:

Sorun sadece tartışmak değil.

Sorun…

aynı tartışmanın tekrar tekrar yaşanması,

küçük şeylerin büyümesi,

ve en çok da…

birbirinize ulaşamamaya başlamak.

Belki sen de bazı anlarda şunu hissediyorsundur:

“Ben aslında onunla kavga etmek istemiyorum.”

“Beni anlasın istiyorum.”

“Ama ne zaman konuşsak, daha da uzaklaşıyoruz.”

Ve bu gerçekten çok yorucu bir döngü.

Ama Şunu Bilmek İyi Gelebilir

İlişkiler çoğu zaman büyük hatalar yüzünden değil,

küçük anlarda kurulamayan bağ yüzünden zorlaşır.

Ve yine o küçük anlarda iyileşir.

Yani her tartışma, aslında iki ihtimali birlikte taşır:

Ya biraz daha uzaklaşmak

Ya da biraz daha yakınlaşmak

Farkı yaratan şey ise çoğu zaman tek bir an olur:

Birinin yumuşaması,

birinin durması,

birinin “biz”i hatırlaması…

Ve Bazen Bunu Tek Başına Yapmak Zor Olur

Çünkü o anın içindeyken

duygular çok yoğun olur,

eski kırgınlıklar devreye girer,

ve ne yapacağını bilsen bile uygulamak zorlaşır.

Bu çok insani.

Çiftlerle çalışırken en sık gördüğüm şeylerden biri şu:

İnsanlar aslında neyin iyi geleceğini az çok biliyor.

Ama o anın içinde bunu yapabilmek zor geliyor.

İşte tam burada birlikte çalışmak,

o döngüyü dışarıdan görmek ve

yeni bir ilişki dili kurmak gerçekten fark yaratabiliyor.

Belki de Sormak Gereken Soru Şu

Bir sonraki tartışmanda kendine şunu sorabilir misin:

“Şu an haklı mı olmak istiyorum… yoksa ilişkimi mi korumak?”

Cevap her şeyi değiştirebilir.

Eğer ilişkinde bu döngüleri fark ediyor ama nasıl değiştireceğini bilemiyorsan,

bunu birlikte anlamlandırabiliriz.

Bazen tek gereken şey,

o küçük anları birlikte yakalamayı öğrenmek.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191