logo

KENDİM İÇİN

ÇOCUK VE ANNE

İŞİM İÇİN

GRUP SEANSLARI

Kendi Zihninizin Labirentinde Kayboldunuz Mu?

kursad-karademir

Bütün gün koşturdunuz, yoruldukça yoruldunuz ve nihayet ışıkları kapatıp yatağa uzandınız. Tam uykuya dalacakken zihniniz aniden mesaiye başlar: "Toplantıda o cümleyi neden öyle kurdum?" "Mesajıma neden kısa cevap verdi, acaba bana kırıldı mı?" "Gelecek ay o işleri nasıl yetiştireceğim?"

Size de tanıdık geldi mi? Yalnız değilsiniz. Seans odasında karşılaştığım pek çok kişinin ortak derdi bu "susmayan zihin" durumu. Biz uzmanlar buna sadece "çok düşünmek" demiyoruz; psikoloji literatüründe bu durumun çok daha derin bir karşılığı var. Gelin, zihninizin size oynadığı bu oyunlara bilimsel bir pencereden, ama tam da içinden bakalım.

Labirentin Duvarları: "Bilişsel Çarpıtmalar"

Bilişsel Davranışçı Terapi'nin (BDT) kurucusu Aaron Beck, zihnimizin gerçeği olduğu gibi değil, kendi filtrelerimizden geçirerek algıladığını söyler. Gece yarısı aklınıza üşüşen o yorucu düşünceler aslında birer mutlak gerçek değil; Beck’in deyimiyle "Bilişsel Çarpıtmalar"dır.

Örneğin, birinin size kısa cevap vermesinden "Bana kesin kızdı" sonucunu çıkarmanız bir Zihin Okuma çarpıtmasıdır. Henüz yaşanmamış bir olay için en kötü senaryoyu yazmanız ise Felaketleştirmedir. Zihniniz, sizi korumak adına sürekli tehlike taraması yapar ve labirentin duvarlarını bu çarpıtılmış, gerçeği yansıtmayan düşüncelerle örer.

Neden Düşünmekten Vazgeçemiyoruz? (Ruminasyon Tuzağı)

Peki bu düşüncelerin bize zarar verdiğini bildiğimiz halde neden durduramıyoruz? Üstbilişsel (Metakognitif) Terapi bu duruma harika bir açıklama getirir. Çoğumuzun gizli bir inancı vardır: "Eğer bir konunun üzerinde saatlerce, günlerce düşünürsem onu çözerim ya da gelecekteki kötü ihtimalleri engellerim."

Zihnimiz bize "Düşünürsen kontrol sende olur" yalanını söyler. Oysa sürekli aynı olumsuz senaryoları zihinde geviş getirir gibi tekrar etmeye Ruminasyon diyoruz. Ruminasyon, çamura saplanmış bir arabanın patinaj yapması gibidir; gaza bastıkça efor harcarsınız, motor bağırır ama bir milim bile ilerleyemezsiniz. Geriye sadece tükenmişlik kalır.

Feneri Yakmak: "Bilişsel Ayrışma" ve Şimdi

Kafamızın içindeki bu radyoyu nasıl kapatacağız? Düşünmemeye çalışarak değil elbette. "Pembe bir fil düşünme" dediğimde aklınıza ne geldiğini ikimiz de biliyoruz. Düşüncelere savaş açmak onları daha da büyütür.

Yeni nesil yaklaşımlardan Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) bize harika bir çıkış yolu sunar: Bilişsel Ayrışma (Defüzyon). Bu, düşüncelerimizle aramıza mesafe koyabilme becerisidir. "Ben başarısızım" demek yerine, "Şu an zihnimden başarısız olduğuma dair bir düşünce geçiyor" diyebilmektir. O düşünceleri zihninize uğrayan huysuz misafirler gibi görüp, onlarla tartışmaya girmeden geçip gitmelerine izin vermek...

Terapi, o labirentten çıkmak için size hazır bir harita vermek değildir. Çünkü harita benim elimde olursa, o yol sizin yolunuz olmaz. Ben, sadece elinde bir fenerle sizin göremediğiniz o bilişsel tuzakları aydınlatmaya çalışan, o "huysuz misafirleri" yargılamadan dinleyen bir yol arkadaşıyım.

Eğer zihninizin içindeki bu gürültü artık günlük hayatınızı ve neşenizi çalmaya başladıysa, o çamurdan tek başınıza çıkmak zorunda değilsiniz. Düşünce düğümlerini birlikte çözerek sizi yeniden hayatın gerçekten yaşandığı tek yere, "şimdi ve burada" olmanın huzuruna davet ediyorum.

Görüşmek üzere, Psikolojik Danışman N. Kürşad Karademir

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191