Kırık bir Kanatla Uçmaya Çalışmak

"Kırık bir kanatla uçmaya çalışmak" Yakınını kaybetmiş herkesin içinde hissettiği o derin boşluğu bu şekilde tasvir etmek istedim.
Yas süreci insanı derinden sarsan bir duygusal boşluk hissi. Sevdiğin insanı toprağın koynuna bıraktığın o an gözlerinin daldığı o kocaman boşluk seni içine çekiyor ve bilmediğin bir diyarda kayboluyorsun.
Ya sürekli uyumak istiyorsun yada kendini o kadar çok meşgul etmek istiyorsun ki hissettiğin acı seni yenik düşürmesin diye.
Hayat devam ederken sorumlulukların seni bir yandan zorluyor. Hayattaki rollerinle duygularını kontrol etme noktasında arada kalıyorsun. Annesin diyelim, çocukların var onların bakımından sorumlusun hem yasını yaşayıp hem onlara yetmeye çalışıyorsun bu içten içe enerjini sömürüyor ve yorgun düşüyorsun yani kanadının biri kırık ama sen uçmaya çalışıyorsun.
Eşin var diyelim "Sürekli uyuyorsun" söylemi normal zamanlardan daha çok canını yakıyor. Çünkü o an için uyumak senin acından kaçış noktan, eşinden beklediğin tek şey ise yanında olduğunu, acını paylaştığını hissetmen. Belki saçının okşanması ve yalnız olmadığını hissetmen.
Zaman geçtikçe acı geçmiyor sadece onunla yaşamayı öğreniyorsun. Bir koku, bir kelime, bir anı seni anında yere vuruyor, burnunun direğini sızlatıyor yokluğun soğuk yüzü. Ama sen acını kabul edip hayata devam ediyorsun yada etmek zorunda kalıyorsun.
Kendini avutmak için birşeyler ile meşgul oluyorsun sonra çevrendekiler şunu diyor "Ne çabuk unuttun onu?" "Tütmüyorsun diye yanmıyorsun sanıyorlar" diye bir söz varya o misal işte. Senin geceler boyu içinde yaşadığın o boşluğu görmüyorlar senin yüzüne çarpan o yokluk hissini bilmiyorlar sadece konuşuyorlar, aldırma. Hep konuşmadılar mı zaten. Yakının ilk öldüğünde "Çok çekmedi" dediler "Herkesin babası (annesi, kardeşi, evladı) öldü" dediler. Oysa senin o an istediğin sadece anlaşılmaktı avutulmak değil.
Yas sürecin seni oldukça fazla zorlayacak, gündüz güçlü kadın güçlü erkek izlenimi vereceksin belki sonra akşam olunca gözlerin dolacak neye üzülsen onun yokluğuna ağlayacaksın. İçinde hep birşeyler eksik kalacak söylenmemiş sözler, bakılmamış gözler hep bir yarım kalmışlık hissi içini kemirecek.
Yasın şu kadar ay sonra bitecek diyemem, sen onunla baş etmenin yolunu kendi içinde bulacaksın. Onunla yaşamayı öğrenecek yasına sahip çıkacaksın evet yanlış okumadın yasına sahip çıkmalısın. İnkar ettiğin yas sadece seni hırpalar. Birilerinin seni anlamasını beklemek seni daha çok yorar o yüzden kendini en iyi sen bilirsin sana ne iyi gelecekse lütfen ona odaklan ve kendinle kucaklaş. Emin ol annen, baban, kardeşin yada sevdiğin her kimde tattı isen bu acıyı O da böyle olsun isterdi, senin yaralarını sarmanı ve o yaralara rağmen yaşamanı.
Şuan yüzün gülsede içinin ne kadar buruk olduğunu biliyorum bir gün gözlerinin eskisi gibi gülmesi dileğiyle.


