Kırılganlıktan Savunmaya: İnancın Sinir Sistemini

hilal-etyemez

İnsan ruhu, derinlerde hissettiği yetersizlik, eksiklik veya değersizlik algısıyla (yani o derin inferiority – aşağılık kompleksi hissiyle) yüzleştiğinde, benlik (ego) ciddi bir tehdit algılar. Bu varoluşsal tehdit karşısında devreye hayatta kalma ve kendini koruma içgüdüsü girer.


Psikanalitik açıdan baktığımızda, bu noktada ego savunma mekanizmalarını devreye sokar. Amaç bellidir: O kırılgan, eksik hissedilen benliği kamufle etmek ve dünyaya (ve en çok da kişinin kendisine) "Ben buradayım, değerliyim, işe yarıyorum" kanıtını sunmak.


Bu telafi çabası iki farklı yoldan akar:


  1. Yapıcı ve Adaptif Telafi: Kişi enerjisini sporda, sanatta, bilimde veya toplumsal faydada en iyisi olmaya yönlendirir. Eksiklik hissi, olağanüstü bir motivasyon ve başarı yakıtına dönüşür (Adler’in bireysel psikolojisinde buna aşama telafi denir).
  2. Kompansatuar (Telafi Edici) Savunmalar ve Patoloji: Eğer bu açık kapanmayacak kadar derin hissediliyorsa ya da kişi sağlıklı bir kanal bulursa, zihin daha keskin kalkanlara sığınır. Bunlardan biri senin de belirttiğin "süper kahramanlık" algısı, grandiyözite (büyüklük kuruntuları) ya da ağır kişilik organizasyonlarıdır.

Split (ve Glass) Filmi, Kimlik ve İnancın Nörolojik Gücü

Filmdeki örnekler ve inancın sinir sistemini dönüştürme gücüyle ilgili sezgin gerçekten büyüleyici. Özellikle Split ve serinin devam filmlerindeki o radikal fiziksel dönüşüm ve kas yapısının değişmesi ekseninden baktığımızda karşılaştığımız gerçeklik şudur:


  1. Fizyolojik ve Sinirsel Değişimler: Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu vakalarında, farklı kişilik durumlarına (alter) geçiş yapıldığında bedende somut ve ölçülebilir değişimler meydana gelir. Otonom sinir sistemi; nabız, tansiyon, bağışıklık yanıtları, ağrı eşiği, kas tonusu ve beyin dalgası modelleri gibi pek çok fonksiyonu alterlar arasında tamamen farklılaştırabilir.


  1. İnancın Bedensel Sınırları Zorlaması: Zihnin inandığı şey, kişinin sadece soyut düşüncelerini değil; kas yapısının kullanımını, duruşunu, hareket kapasitesini ve adrenalin yönetimini de baştan aşağı yeniden biçimlendirir. Kişi, zihninde yarattığı inanç kalesi ve hayatta kalma kalkanı sayesinde sinir sistemini ve bedensel potansiyelini olağanüstü sınırların ötesine taşıyacak bir dönüşümün içine girer.


Yani "sistemi baştan yazmak" dediğin şey, aslında inancın ve zihnin (yanılsama bile olsa) bedensel sistemleri ve kas tonusunu ne denli domine edebileceğinin somut bir kanıtıdır. İnsan zihni, acı gerçekle baş edemediği yerde kendi gerçekliğini yaratır; bazen yıkıcı bir kişilik bozukluğu, bazen de bedeni ve sinir sistemini o kurguya inandırarak sınırları aşan inanılmaz bir adaptasyon kalkanı olarak.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191