Ne Kadar İyi Olmalısın?

sukran-kuzubasli

Ne Kadar İyi Olmalısın?

İyilik ile kendinden vazgeçmek arasındaki ince çizgi

İyi olmak…

Ne güzel bir kelime. Çocukluğumuzdan beri bize eşlik eden, çoğu zaman da kim olduğumuzu belirleyen bir değer.

“İyi insan ol.”

“Alttan al.”

“Büyüklük sende kalsın.”

“Boş ver.”

“Üzme.”

“Affet.”

Bunların hepsi kulağa güzel geliyor.

Ama bazen insanın aklına şu soru geliyor:

Ne kadar iyi olmalısın?

Çünkü iyi olmakla kendinden vazgeçmek arasındaki çizgi, düşündüğümüzden çok daha ince.

Birini anlamaya çalışıyoruz.

“Belki onun da bir derdi vardır.”

“Belki bunu bilerek yapmadı.”

“Belki söylediklerini gerçekten kastetmedi.”

Sonra aynı davranış yeniden karşımıza çıkıyor.

Yine anlıyoruz.

Bir kez daha oluyor.

Yine susuyoruz.

Çünkü iyi insan olmak istiyoruz.

Fakat burada önemli bir ayrım var:

Anlamak, kabul etmek değildir.

Bir insanın neden öyle davrandığını anlayabilirsiniz. Geçmişini, korkularını, yaralarını görebilirsiniz.

Ama bunları görmek, size yapılan her şeyi kabul etmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez.

Her susmak olgunluk değildir

Bazen susuyoruz.

“Ben kavga istemiyorum.”

“İlişkim bozulmasın.”

“Çocuklar etkilenmesin.”

“Karşımdaki beni yanlış anlamasın.”

“Ben büyüklük yapayım.”

Susuyoruz.

Ama söyleyemediklerimiz içimizde birikiyor.

Kırgınlık büyüyor.

Kırgınlık öfkeye dönüşüyor.

Öfke ise bir süre sonra ilişkiden sessizce çekilmemize neden oluyor.

Oysa sağlıklı bir ilişkide amaç her zaman huzuru korumak değildir.

Bazen huzuru korumanın yolu, rahatsız olduğumuz şeyi açıkça söylemektir.

Tavır koymak kötülük değildir

Sınır koyduğumuzda çoğu zaman kendimizi suçlu hissediyoruz.

“Acaba fazla mı sert oldum?”

“Bencil mi göründüm?”

“Onu kırdım mı?”

Oysa sınır koymak;

“Sen kötüsün.” demek değildir.

“Ben senden intikam alacağım.” demek değildir.

Bazen sadece:

“Bana böyle davranılmasını kabul etmiyorum.”

demektir.

Bazen:

“Seni anlıyorum ama bunu kabul etmiyorum.”

demektir.

Bazen de:

“Bu şekilde konuşmaya devam edersek bu konuşmayı sürdüremem.”

diyebilmektir.

Bunlar sertlik değil, netliktir.

Peki ne zaman alttan almalıyız?

Her hata savaş sebebi değildir.

İnsan hata yapar.

Bazen yanlış anlar.

Bazen öfkesine yenilir.

Bazen istemeden kırar.

İlişkiler, insanların birbirlerinin her hatasında hesap sorduğu yerler değildir.

Bazen alttan almak gerekir.

Bazen bir hatayı büyütmemek…

Bazen karşımızdakinin de insan olduğunu hatırlamak…

Bazen “Bunu şimdi konuşmasak da olur.” diyebilmek…

İşte burada hoşgörü devreye girer.

Ama hoşgörü ile kendinden vazgeçmek arasındaki çizgiyi unutmamak gerekir.

Çünkü sürekli alttan alan insan, bir süre sonra kendi duygularının altında kalabilir.

Seneca'nın sözü bize ne söylüyor?

Seneca şöyle der:

“Acıya acıyla karşılık veren, günahı için biraz daha fazla mazerete sahiptir; hepsi bu.”

Belki de bu söz, ilişkilerimiz için önemli bir hatırlatma.

Bize yapılanı aynı şekilde geri vermek zorunda değiliz.

Bize bağırıldı diye bağırmak…

Kırıldık diye kırmak…

İncitildik diye incitmek…

Bizi haklı yapmaz.

Ama karşılık vermemek de yaşananı yok saymak anlamına gelmez.

İntikam almadan sınır koyabiliriz.

İşte ölçü belki de burada.

İyilik kendini yok saymak değildir

İyilik;

her şeye katlanmak değildir.

Hoşgörü;

her şeye izin vermek değildir.

Affetmek;

yeniden aynı güveni vermek değildir.

Sessizlik;

her zaman olgunluk değildir.

Tavır koymak;

kötülük değildir.

Kendini korumak;

bencillik değildir.

Belki de yetişkin ilişkilerinde öğrenmemiz gereken en önemli şeylerden biri şu:

Kalbimizi sertleştirmeden sınırlarımızı netleştirebilmek.

İyi kalabiliriz.

Ama kendimizi kaybetmeden.

Anlayışlı olabiliriz.

Ama ezilmeden.

Affedebiliriz.

Ama aynı davranışın tekrarına izin vermeden.

Sevebiliriz.

Ama kendimize yapılanı normalleştirmeden.

Çünkü belki de asıl mesele “Ne kadar iyi olmalısın?” sorusunun cevabında değil.

Asıl mesele şu:

İyi olurken kendine ne kadar yer bırakıyorsun?

Bazen birine verebileceğimiz en sağlıklı cevap, daha fazla anlayış göstermek değil;

net bir sınırdır.

Ve bazen kendimize yapabileceğimiz en büyük iyilik de budur.

Kalbini sertleştirme.

Sınırlarını netleştir.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191