Polikistik Over Sendromu(PKOS) Ve Beslenme

Diyetisyen
Aleyna Karaca
07 Nisan 2026

Polikistik over sendromu (PKOS), santral sinir sistemi, hipofiz, overler, adrenal bezler arasında etkileşimlerin bozulmasına bağlı olarak, yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilen, kronik seyreden ve kadınlarda sık görülen (%5-10) endokrin ve metabolik bir bozukluktur.
Pkos'lu bireylerde abdominal obezite, insülin direnci, dislipidemi, hipertansiyon, diabetes mellitus ve kardiyovasküler gibi hastalıklar da görülmektedir. Özellikle kadınlarda android tip obezite oldukça yaygın görülmekle birlikte yağ dokusundaki artış ortalama %70'i bulabilmektedir.
PKOS'lu bireylerde diyet, egzersiz yapma alışkanlığı ve davranış tedavilerinin birlikte olduğu yaşam şekli değişikliği tedavide uygulanacak ilk adımdır. Beslenme tedavisi ile PKOS’un obezite, menstrual siklus bozukluğu, hiperkolesterolemi, hirşutizm, cilt ve iştah sorunları, artmış kan glukoz düzeyi ve hormon dengesizliği gibi tipik semptomlarının düzeldiği belirlenmiştir.
Hastalığın tedavisinde temel amaç, vücut ağırlık kaybının ve uzun dönemde ağırlık kontrolünün sağlanmasıdır çünkü şişmanlık, hastalığın hem endikasyonlarından, hem de komplikasyonlarından biri olan hormon dengesizliğine yol açmaktadır ki bu durumun önüne geçmeyi amaçlamaktayız.
PKOS’ta ilaç tedavisinin yanı sıra beslenme tedavisinin yapılması büyük önem taşır. Bireyde beslenme tedavisi ile vücut ağırlık kaybı ve kan glukozunun dengelenmesi, insülin direncinin azaltılması, dolayısıyla androjen düzeylerinin düzenlenmesi hedeflenmelidir. PKOS’ta kan glukoz kontrolünün sağlanması için öğün atlanmamalı, özellikle kahvaltıya önem verilmeli ve düzenli öğün (3-4) tüketilmelidir.
Karbonhidratlar: Karbonhidratın türü ve miktarı tokluk kan glukozunu ve insülin yanıtını etkilemektedir bu yüzden PKOS’ta beslenme tedavisinin esasını glisemik indeksi (Gİ) yüksek karbonhidratların azaltılarak, Gİ düşük karbonhidratların arttırılması oluşturmaktadır.
Protein: Diyetin protein içeriğinin yüksek olması, tokluk sağlarken insülin duyarlılığını arttırmakta üreme ve endokrin işlevleri düzeltmektedir.
Yağlar: PKOS’lu hastalarda çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin omega-3 yağ asidinin ek olarak alınması önerilmektedir. Diyetteki çoklu doymamış yağ asitlerinin artması insülin direncini azaltarak, kontrolsüz insülin salınımını engellemektedir. Bu da androjen salınımında azalma sağlamaktadır.
Posa ve diğerleri: Diyette posa kaynağı olan sebze, meyve ve tam tahıllı besinlerin daha çok yer alması sağlanmalıdır.
Diğer diyet modelleri yaklaşımları
PKOS 'da diyet müdahalelerinin metabolik ve hormonal iyileşmeler sağlamada, doğurganlık sonuçlarını desteklemede ve hiperandrojenizm semptomlarını hafifletmede etkili olduğunu yapılan çalışmalarda görülmüştür.
Özellikle Akdeniz diyeti, DASH diyeti, düşük karbonhidratlı ve düşük enerjili diyetler gibi bireysel tercihlere ve metabolik ihtiyaçlara göre uyarlanmış diyet modelleri insülin direnci, açlık glukozu, lipid profili ve vücut kompozisyonu üzerinde olumlu etkiler göstermektedir.

