👩‍🍳❌Sağlıklı Beslenmek İçin Aşçı Olmak Gerekmez!

sila-ezgi-ersan

Sağlıklı beslenme denince çoğu kişinin aklına aynı sahne geliyor: özenle hazırlanmış tabaklar, her gün taze pişmiş yemekler, cam saklama kapları ve hiç aksamayan bir düzen. Bu görüntüler ilham vermekten çok, birçok insan için baştan elenme sebebi oluyor. Çünkü gerçek hayatta çoğumuz çalışıyoruz, yoruluyoruz, yemek yapmayı sevmiyoruz ya da mutfağa ayıracak zamanımız olmuyor.

Ve burada önemli bir noktayı netleştirmek gerekiyor:

Yemek yapmayı sevmiyor olmak, sağlıksız beslenmeye mahkûm olmak demek değil.

Sağlıklı beslenmenin önündeki en büyük engellerden biri, bize sunulan modelin gerçekçi olmaması. Herkesin aynı düzene, aynı zamana ve aynı motivasyona sahip olduğu varsayılıyor. Oysa beslenme, hayatın içine uymak zorunda. Hayat beslenmeye göre şekillenmek zorunda değil.

Yemek yapmayı sevmiyorum ama yine de sağlıklı beslenmek istiyorum

Birçok kişi “Ben mutfakta iyi değilim” cümlesini kurduktan sonra sağlıklı beslenme fikrinden tamamen vazgeçiyor. Sanki bu iki şey birbirine bağlıymış gibi. Oysa sağlıklı beslenmek için iyi tarif bilmek, saatlerce mutfakta kalmak ya da yemek yapmayı sevmek zorunda değilsiniz.

Beslenmenin sağlıklı olması; ne kadar süslü olduğu ile değil, ne kadar sürdürülebilir olduğu ile ilgilidir. Hazır gıdalarla da, dışarıdan yemekle de daha dengeli seçimler yapılabilir. Burada mesele “ev yapımı mı?” değil, “nasıl bir denge kurulduğu?”

Mutfakta sıfır olanlar için işinizi kolaylaştıracak temel kurallar

Sağlıklı beslenmeye başlarken yapılan en büyük hata, her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışmak. Bir anda tüm alışkanlıkları değiştirmek, çoğu zaman birkaç gün içinde bırakmaya yol açıyor.

Bu yüzden işin temelini basitleştirmek gerekiyor:

Her öğünü mükemmel yapmak zorunda değilsiniz. Günde bir öğünü bile biraz daha dengeli hale getirmek, sandığınızdan daha büyük bir adımdır.

Aç kalmak başarı değildir. Öğün atlayarak ya da kendinizi uzun süre aç bırakarak sürdürülebilir bir düzen kurulmaz.

Her gün farklı yemek şart değil. Aynı birkaç pratik öğünü dönüşümlü olarak yemek, düzensiz beslenmekten çok daha iyidir.

“Bozuldu” diye bir şey yoktur. Bir öğün ya da bir günle her şey çökmüş olmaz.

Az zamanı olanlar için en az eforlu tabak mantığı

“İdeal tabak” kavramı çoğu zaman insanı yoran bir hedef haline geliyor. Oysa gerçek hayatta işe yarayan şey daha basit bir mantık:

Her öğüne bir protein eklemeye çalış.

Bir miktar lif ekle (sebze, meyve, tam tahıl gibi).

Tek başına kan şekerini hızla yükselten seçimleri mümkünse dengele.

Bu bazen şu anlama gelir:

Market yoğurdu + bir meyve + birkaç ceviz.

Hazır bir çorbanın yanına haşlanmış bir yumurta.

Dışarıdan alınan bir dürümde sosu azaltıp yanına ayran eklemek.

Bunlar “mükemmel” tabaklar olmayabilir ama gerçekçi ve işe yarayan tabaklardır.

Yemek sevmeyen ama doymak isteyenler için pratik çözümler

Bazı insanlar gerçekten yemekle çok ilgili değildir. Canı bir şey istemez, mutfağa girmek istemez ama yine de açtır. Bu durumda çözüm; az seçenekli, tekrar edilebilir ve güvenli öğünler bulmaktır.

Her gün farklı bir şey düşünmek zorunda değilsiniz. Sizi tok tutan, sindirimi rahatsız etmeyen birkaç alternatif yeterlidir. Önemli olan bu öğünlerin hayatınıza yük olmaması.

En sık yapılan hata: Her pazartesi yeniden başlamak

Pazartesi diyeti, pazartesi motivasyonu ve cuma günü yaşanan kopuş… Bu döngü birçok kişinin tanıdık olduğu bir hikâye. Bu durum çoğu zaman irade eksikliğinden değil, sistem eksikliğinden kaynaklanır.

Gerçekçi olmayan hedefler, sürdürülemeyen planlar ve “ya hep ya hiç” düşüncesi, beslenmeyi zor bir mücadeleye dönüştürür. Oysa beslenme bir yarış değil; zamanla oturan bir süreçtir.

Sağlıklı beslenmeye başlamak için iyi bir aşçı olmanız gerekmez. Sadece kendinize uygun, tekrar edilebilir bir yol seçmeniz yeterlidir. Beslenme, hayatınıza ek bir yük olmak zorunda değil. Aksine, hayatınıza uyum sağladığında anlamlı ve sürdürülebilir hale gelir.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191