logo

KENDİM İÇİN

ÇOCUK VE ANNE

İŞİM İÇİN

GRUP SEANSLARI

Sınır Aşımı (Sınır Koymak)

saliha-unal

İnsanlar çoğu zaman iyi niyetimizi, sabrımızı ve anlayışımızı sınırsız sanır. Bir kez sustuğunda, ikinci kez de susacağını düşünürler. Bir kez ödün verdiğinde, bunun devam edeceğini varsayarlar. İşte sınır aşımı tam da burada başlar.


Sana ait olan zamanı, enerjiyi, emeği ve saygıyı korumadığında, başkaları bunu kullanma hakkını kendinde görmeye başlar. Oysa anlayış göstermek zorunda olmak demek değildir. İyi kalpli olmak, her şeye katlanmak anlamına gelmez.


Sınır koymak kabalık değil, öz saygıdır. Her isteğe “evet” demek erdem değil, çoğu zaman kendinden vazgeçmektir. Seni sürekli yoran, değersiz hissettiren ve alanına müdahale eden davranışlara sessiz kalmak, o davranışların devam etmesine izin vermektir.


Unutma; insanlar çoğu zaman senin çizdiğin çizgi kadar ileri gider. Çizgi yoksa, durmaları gereken yeri de bilemezler.


Bugünden sonra kimsenin rahat etmesi için kendi huzurundan vazgeçme. Gerektiğinde net ol, gerektiğinde mesafe koy. Çünkü sınırlarını koruyamadığın yerde, zamanla kendini kaybetmeye başlarsın.




Kapının Önündeki Taş (Hikaye)


Yaşlı bir adamın evinin önünde büyük bir taş vardı. Mahalledeki herkes o taşın neden orada durduğunu merak ederdi. Gelen geçen takılır, söylenir, hatta bazen taşı kaldırmasını isterdi.


Bir gün genç bir komşu dayanamadı ve sordu:


“Bu taşı neden kaldırmıyorsun? Herkes şikâyet ediyor.”

Yaşlı adam gülümsedi.


“Bu taş yıllardır burada. İlk zamanlar herkes ona çarpıyordu. Sonra etrafından dolaşmayı öğrendiler.”

Genç adam anlam veremedi.


“Peki bunun sana ne faydası var?”

Yaşlı adam elindeki çayı bıraktı ve cevap verdi:


“İnsanlar sınırları sevmez. Önlerinde bir engel gördüklerinde rahatsız olurlar. Ama o engel olmazsa, nereye kadar gidebileceklerini de bilemezler.”


Genç adam sustu.

Yaşlı adam devam etti:


“Hayatta da böyledir. İnsanlar senin zamanını ister, emeğini ister, sabrını ister. Eğer önlerinde bir sınır yoksa, durmaları gereken yeri fark etmezler. Sonra bir bakarsın, sana ait olan her şeyden biraz biraz almışlar. Suçlu oldukları için değil... Durmaları gereken yeri hiç görmedikleri için.”

O gün genç adam eve dönerken taşı farklı gözlerle gördü.


Taş aslında bir engel değildi.

Bir hatırlatıcıydı.


İnsanlar sana değer verdiği için değil, çoğu zaman sen izin verdiğin kadar yaklaşırlar. Bu yüzden hayatının kapısına koyduğun sınırlar, başkalarını dışarıda bırakmak için değil; kendini içeride korumak içindir.





Yaşam&İlişki&Öğrenci Koçu

Saliha ÜNAL

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191