Zihnimizdeki "Dırdırcı" ile Nasıl Baş Ederiz?

Psikolog | Aile Danışmanı
Fatih Ulusoy
31 Aralık 2025

1.0 Giriş: Zihninizdeki O Durmak Bilmeyen Sesle Tanışın
"Ya o sunumda hata yaparsam? Herkes benim yetersiz olduğumu düşünecek." "Geçen haftaki toplantıda söylediğim o şey ne kadar da aptalcaydı, keşke hiç konuşmasaydım." "Neden sürekli aynı hataları yapıyorum? Bende bir sorun olmalı." Bu cümleler size tanıdık geliyor mu? Birçoğumuz için zihnimizin içi, durmaksızın eleştiren, endişelenen ve geçmişe takılıp kalan bir sesle doludur. Yaptığımız her hareketi tartar, olası en kötü senaryoları bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçirir ve bizi geçmişin pişmanlıklarına hapseder. Psikoterapi süreçlerimizde danışanlarımda en sık karşılaştığımız ve onların enerjilerini en çok tüketen örüntülerden biri budur. Bu durum, son derece yorucudur ve zamanla bizi dünyadan soyutlayarak derin bir yalnızlık hissine sürükleyebilir. Psikolojide bu durumu iki temel formda görürüz: geçmişe takılıp kalmak (ruminasyon) veya gelecek hakkında felaket senaryoları kurmak (endişe/kaygı).
Bu durmak bilmeyen içsel konuşma, aslında zihnimizin doğal bir parçasıdır. Plan yapmamıza, sorunları çözmemize ve kimliğimizi anlamlandırmamıza yardımcı olan güçlü bir araçtır. Ancak stres, belirsizlik veya duygusal zorluk anlarında bu faydalı araç kontrolden çıkabilir ve biz buna zihinsel “geveze”lik (chatter) diyoruz. Bu gevezelik başladığında, en iyi dostumuz olması gereken iç sesimiz, en acımasız eleştirmenimize dönüşür ve hayat kalitemizi ciddi şekilde düşürür. Eğer bu durumu yaşıyorsanız, bilmelisiniz ki yalnız değilsiniz. Bu, insan olmanın bir parçasıdır. Ama endişeye mahal yok, bu kesinlikle yönetilebilir bir durumdur.
Bu rehberin amacı, zihinsel gevezelik başladığı anda devreye sokabileceğiniz, bilimsel temelli ve uygulaması kolay pratik araçları size sunmaktır. Bu bir alet çantası gibidir; içindeki her bir araç, zihninizdeki fırtınayı dindirmenize ve içsel sesinizle daha sağlıklı bir ilişki kurmanıza yardımcı olmak için tasarlandı. Şimdi, bu gürültünün kaynağını daha iyi anlamak için zihnimizin neden bu şekilde çalıştığını birlikte keşfedelim.
2.0 Keşif: Zihnimiz Neden Kendi Kendine Konuşur?
Zihnimizdeki bu gevezeliği etkili bir şekilde yönetmenin ilk ve en önemli adımı, onun neden var olduğunu anlamaktır. İç sesimizi bir düşman olarak görmek yerine, onun kökenini ve işlevini anladığımızda, onu kontrol altına almak için doğru stratejileri geliştirebiliriz.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, insan zihni uyanık olduğu zamanın yaklaşık üçte biri ila yarısını şimdiki andan kopuk bir şekilde geçirir. Yani, zihnimiz sürekli olarak geçmişi analiz eder, geleceği planlar veya hayaller kurar. Bu, beynimizin "varsayılan (default) çalışma modudur". Tıpkı nefes almak gibi doğal ve otomatiktir. Bu içsel yolculuklar, bize kim olduğumuzu hatırlatır, deneyimlerimizden ders çıkarmamızı sağlar ve gelecekteki zorluklara karşı hazırlıklı olmamıza yardımcı olur. Kısacası, iç sesimiz hayatta kalmamız ve gelişmemiz için tasarlanmış hayati bir mekanizmadır.
Peki, bu kadar faydalı bir araç ne zaman ve neden bir düşmana dönüşür? Cevap, genellikle stres ve belirsizlik anlarında yatar. Hayatımızda kontrolümüz dışında bir olayla karşılaştığımızda – bir ilişki sorunu, iş yerindeki bir zorluk veya bir sağlık endişesi gibi – bu içsel konuşma mekanizması kontrolden çıkabilir. Sorunu çözmeye çalışmak yerine, aynı olumsuz düşünce ve duyguları bir döngü içinde tekrar tekrar yaşamaya başlarız. İşte bu noktada, faydalı bir iç diyalog, bizi tüketen bir zihinsel gevezeliğe dönüşür.
Bu mekanizmayı anlamak, bize muazzam bir güç verir. Artık biliyoruz ki zihnimizdeki bu gürültü bir zayıflık işareti değil, sadece ayarı bozulmuş doğal bir sistemdir. Şimdi bu gücü kullanarak, içsel sesimizi nasıl daha etkili bir şekilde yöneteceğimize dair pratik araçlara geçebiliriz.
3.0 Zihinsel Gürültüyü Dindirecek 3 Pratik Araç
Teoriyi anladığımıza göre, şimdi sıra pratikte. Terapi süreçlerimizde danışanlarımın en hızlı sonuç aldığı ve kendi kendilerine kolayca uygulayabildiği tekniklerin ortak bir noktası olduğunu fark ettim: hepsi de soruna bir adım geriden bakmayı sağlıyor. Zihinsel gevezelik başladığı anda, o kısır döngüye kapılıp gitmeden önce devreye sokabileceğiniz, uygulaması kolay, etkisi kanıtlanmış, somut teknikler sunacağım. Bu araçları birbirine bağlayan bilimsel ilkeye "psikolojik mesafe" diyoruz. Bu, sorundan kaçmak ya da onu yok saymak değil, tam aksine ona daha net düşünebilmek için bir perspektif kazanmaktır. Tıpkı bir manzarayı daha iyi görebilmek için fiziksel olarak geri çekilmemiz gibi, zihinsel mesafe de bize büyük resmi görme ve daha sakin kararlar alma gücü verir.
--------------------------------------------------------------------------------
Araç 1: İsminizle Kendinize Seslenin (Mesafeli Konuşma)
Zor bir anınızda kendinize "Ben" yerine kendi isminizle veya "sen" diye hitap etmeyi hiç denediniz mi? Bu basit dilbilimsel değişiklik, şaşırtıcı derecede güçlü bir psikolojik etkiye sahiptir. Kendinize ikinci veya üçüncü şahıs olarak hitap ettiğinizde, beyne sanki sevdiğiniz bir arkadaşınıza tavsiye veriyormuşsunuz gibi bir sinyal gönderirsiniz. Bu, başkalarının sorunlarına kendi sorunlarımızdan daha bilgece yaklaştığımız "Süleyman'ın Paradoksu" olarak bilinen bilişsel yanlılıktan anında kurtulmanızı sağlar. Duygusal bir mesafe yaratır ve soruna daha objektif bir zihinle bakmanıza yardımcı olur.
* Durum: Önemli bir sunumda hata yapmaktan dolayı yoğun bir endişe yaşıyorsunuz.
* İçsel Gevezelik: "Eyvah, kesin yine batıracağım! Çok kaygılıyım, yapamayacağım."
* Mesafeli Konuşma: "[Kendi İsminiz], neden bu kadar endişelisin? Daha önce de bunun gibi zor sunumların üstesinden geldin. Sakin ol ve odaklan. Yapabilirsin."
Bu küçük değişikliğin, iç sesinizin tonunu acımasız bir eleştirmenden, destekleyici bir koça nasıl dönüştürdüğünü anında fark edeceksiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Araç 2: Zihinsel Zaman Yolculuğu Yapın
Bu teknik, mevcut sorunun zaman içindeki etkisini küçülterek anlık paniği azaltmaya dayanır. Zihniniz bir soruna takılıp kaldığında, kendinize şu sihirli soruyu sorun:
"Bu durum 1 ay sonra / 1 yıl sonra / 10 yıl sonra benim için ne kadar önemli olacak?"
"Zamansal mesafe" adı verilen bu zihinsel egzersiz, beyninize içinde bulunduğunuz sıkıntının "geçici" olduğu mesajını verir. Hayatın ve koşulların sürekli değişen doğasını, yani bilgeliğin temel bir bileşenini size hatırlatır. Anlık kriz hissi, hayatın büyük ve akıcı resmi içinde daha küçük ve yönetilebilir bir parçaya dönüşür, endişenizin yoğunluğunu azaltır ve size o an ihtiyaç duyduğunuz zihinsel ferahlığı sağlar.
--------------------------------------------------------------------------------
Araç 3: Duvarın Üzerindeki Sinek Olun
Görselleştirme, psikolojik mesafe yaratmanın en etkili yollarından biridir. Bu teknik, sizi duygusal olarak olayın içinde kaybolduğunuz birinci şahıs perspektifinden, daha nesnel olan üçüncü şahıs perspektifine taşıyarak beynin duygusal tepkiselliğini azaltır.
1. Gözlerinizi kapatın ve sizi üzen veya kaygılandıran olayı zihninizde canlandırın.
2. Ancak bu kez olayı kendi gözlerinizden izlemek yerine, kendinizi geri çekin.
3. Şimdi, aynı sahneyi odanın bir köşesindeki duvarda duran bir sineğin gözünden izlediğinizi hayal edin.
Bu "dışarıdan bakış" açısı, sizi olayın duygusal girdabından çıkararak bir katılımcıdan ziyade tarafsız bir gözlemciye dönüştürür. Olayın duygusal yükü azalır ve durumu daha sakin, daha yapıcı bir şekilde yeniden değerlendirme fırsatı bulursunuz. Bu, sanki bir filmi izlemek gibidir; duygulara kapılmak yerine, olan biteni daha net görebilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu üç araç – mesafeli konuşma, zihinsel zaman yolculuğu ve görselleştirme – size tek bir şey sunar: Yaşadığınız soruna yapışıp kalmak yerine, ona daha geniş bir açıdan bakabilmek için kritik bir zihinsel alan yaratmak. Şimdi, kendi düşünce kalıplarınızı daha iyi tanımanız için bir kontrol listesine geçelim.
4.0 Öz-Kontrol Listesi: Gevezelik Döngünüzü Tanıyın
Değişimin ilk adımı farkındalıktır. Zihinsel gevezelikle başa çıkabilmek için, öncelikle onun ne zaman başladığını ve sağlıklı bir iç diyalogdan ne zaman zararlı bir döngüye dönüştüğünü anlamanız gerekir. Aşağıdaki kontrol listesi, kendi düşünce kalıplarınızı tanımanıza ve ne zaman müdahale etmeniz gerektiğini fark etmenize yardımcı olacaktır. İç sesiniz konuşmaya başladığında kendinize bu soruları sorun:
* Soru 1: Çözüm mü, Tekrar mı?
- Düşünceleriniz sizi bir çözüme veya yeni bir bakış açısına mı yönlendiriyor, yoksa aynı olayı ve olumsuz duyguları tekrar tekrar yaşamanıza mı neden oluyor? (Eğer sadece olayı başa sarıyorsanız, bu gevezeliktir.)
* Soru 2: Geniş Perspektif mi, Tünel Görüşü mü?
- Yalnızca olayın en kötü, en acı verici yönlerine mi odaklanıyorsunuz, yoksa durumu daha büyük bir resim içinde (diğer insanların bakış açıları, olayın gelecekteki önemi vb.) değerlendirebiliyor musunuz? (Eğer sadece karanlık noktaları görüyorsanız, bu gevezeliktir.)
* Soru 3: Eleştirmen mi, Koç mu?
- İç sesiniz sizi acımasızca eleştirip suçluyor mu ("Ne kadar beceriksizsin!"), yoksa şefkatli bir şekilde sizi anlamaya ve desteklemeye mi çalışıyor ("Bu zordu ama bir dahaki sefere daha iyisini yapabilirsin.")? (Eğer sesiniz yargılayıcı ve yıkıcıysa, bu gevezeliktir.)
Bu sorular, zihinsel gevezeliği başladığı anda tanımanıza ve sunduğumuz araçları ne zaman kullanmanız gerektiğini bilmenize olanak tanır.
5.0 Sonuç: İçinizdeki Koçu Dinleme Zamanı
Bu rehber boyunca anladığımız gibi, amacımız zihnimizdeki sesi tamamen susturmak değil. Çünkü o ses, doğru kullanıldığında en bilge rehberimiz, en sadık dostumuz ve en iyi koçumuz olma potansiyeline sahiptir. O ses, bizi tehlikelerden korur, hedeflerimize ulaşmamız için motive eder ve bizi daha iyi bir insan olmaya teşvik eder.
Asıl hedefimiz, bu sesi yönetmeyi öğrenerek, onu yıkıcı bir eleştirmenden yapıcı bir dosta dönüştürmektir. Zihinsel gevezelik başladığında, artık çaresiz değilsiniz. Elinizde, ne zaman isterseniz kullanabileceğiniz, bilimin gücüyle desteklenmiş pratik bir alet çantası var.
Bu araçları kullanmaktan çekinmeyin. Onları deneyin, hangisinin size daha iyi geldiğini keşfedin ve zihinsel sağlığınızı korumak için düzenli olarak uygulayın. Unutmayın, kendinize karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmak, içsel huzura giden yolun ilk adımıdır. İçinizdeki koçu dinlemeye başladığınızda, zihninizdeki gürültünün nasıl anlamlı bir rehberliğe dönüştüğünü göreceksiniz.
KAYNAKÇA:
• Kross, E. (2021). Geveze: Kafamızın içindeki dırdırcı ses ve onu dizginlemenin yolları (A. Perker, Çev.). Domingo Yayınevi. (Orijinal eserin yayın tarihi 2021).



