Fazla Bilgiye Maruz Kalma: Ebeveynlikte Sessiz Bir

Çocuk Gelişimci / Aile Danışmanı
Didem Bayus Meşe
25 Şubat 2026

Günümüzde ebeveyn olmak sadece çocuk büyütmek değil; aynı zamanda sürekli öğrenmek, araştırmak, karşılaştırmak ve karar vermek anlamına geliyor. Çocuğun gelişimi, beslenmesi, eğitimi, psikolojisi, ekran kullanımı, uyku düzeni… Her konuda sınırsız bilgiye ulaşabilmek ilk bakışta avantaj gibi görünse de, kontrolsüz bilgi akışı ebeveynlerde fark edilmeden ciddi bir zihinsel yük oluşturabiliyor.
Ebeveynlikte Bilgi Arayışı Nasıl Bilgi Yüküne Dönüşür?
Ebeveynler çocuklarını yetiştirirken doğal olarak “doğru olanı” yapmak ister. Bu nedenle kitaplar okur, makaleler araştırır, uzman videoları izler, sosyal medyada içerikleri takip eder. Dijital platformların algoritmaları ise kullanıcı davranışlarına göre benzer içerikleri sürekli tekrar sunar. Böylece ebeveyn farkında olmadan aynı konunun onlarca farklı versiyonuna maruz kalır.
Bilgiye erişimin artmasıyla birlikte bireyin dikkat kapasitesi sınırlı bir kaynak hâline gelir ve bilgi bolluğu karar vermeyi zorlaştırır (1). Sürekli tekrar eden içerikler, yeni bilgi edinmekten çok zihinsel yükü artırır ve değerlendirme süreçlerini karmaşıklaştırır (2).
Bu durum özellikle ebeveynlik gibi belirsizlik içeren alanlarda daha güçlü hissedilir. Çünkü ebeveynler çoğu zaman “en doğru yöntemi” ararken kesin cevaplar bulmayı bekler.
Fazla Bilginin Karar Vermeye Etkisi
Araştırmalar, seçenek sayısı arttıkça karar vermenin zorlaştığını ve kişinin karar sonrası memnuniyetinin azaldığını gösterir (3). Bu durum “seçim yükü” olarak tanımlanır.
Ebeveynlikte bu durum şu şekillerde ortaya çıkabilir:
• Her uzman farklı öneri sunduğu için karar verememe
• Sürekli yöntem değiştirme
• “Yanlış yapıyorum” kaygısının artması
• Basit konuların bile karmaşık hâle gelmesi
Bilgi fazlalığı bireyin analiz kapasitesini aşarak zihinsel yorgunluk ve stres oluşturabilir (2). Bu da ebeveynin sezgisel karar verme becerisini zayıflatır.
Sosyal Medya ve Sürekli Karşılaştırma Döngüsü
Sosyal medyada ebeveynlik içeriklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi yalnızca öğrenme aracı değil, aynı zamanda karşılaştırma aracına da dönüşmüştür. Sürekli içerik tüketimi ebeveynlerde yetersizlik hissi, kaygı ve baskı oluşturabilir. Dijital medya kullanımının ebeveynlerde dikkat bölünmesi ve stres düzeyini artırabileceği gösterilmiştir (4). Ayrıca çevrim içi bilgiye yoğun maruz kalma, bireyin güvenilir bilgi ile kişisel görüşleri ayırt etmesini zorlaştırabilir (5).
Bu durum ebeveynlikte şu sonuçlara yol açabilir:
• Her yöntemi deneme eğilimi
• Tutarsız ebeveynlik davranışları
• Çocukla etkileşimde zihinsel meşguliyet
• Sürekli yeni bilgi arama ihtiyacı
Bilgi Fazlalığının Psikolojik Sonuçları
Bilgi yükü yalnızca karar süreçlerini değil, duygusal durumu da etkiler. Araştırmalar aşırı bilgiye maruz kalmanın stres, zihinsel yorgunluk ve kontrol kaybı hissiyle ilişkili olduğunu göstermektedir (2).
Ebeveynlik bağlamında bu durum:
• Kaygı artışı
• Mükemmeliyetçilik baskısı
• Sürekli eksik hissetme
• Ebeveyn tükenmişliği gibi sonuçlar doğurabilir. Özellikle çocuk gelişimi gibi hassas konularda fazla bilgi, ebeveynin güven duygusunu artırmak yerine azaltabilir.
İhtiyaç Fazlası Bilgi Nasıl Yönetilebilir?
Bilgi yükü kaçınılmaz değildir; doğru stratejilerle yönetilebilir.
1. Kaynak sayısını sınırlamak
Belirli sayıda güvenilir kaynağa odaklanmak karar süreçlerini kolaylaştırır.
2. Bilgi tüketimini amaç odaklı yapmak
Sorun yokken sürekli bilgi aramak yerine ihtiyaç anında araştırmak zihinsel yükü azaltır.
3. Uzman görüşlerini filtrelemek
Her önerinin her çocuk için geçerli olmadığı kabul edilmelidir.
4. Ebeveyn sezgisini güçlendirmek
Bilimsel bilgi rehberdir; ancak ebeveyn gözlemi ve deneyimi de önemli veri kaynaklarıdır.
Bilgi çağında ebeveyn olmak, geçmişe göre çok daha fazla seçenek ve bilgiyle karşı karşıya kalmak anlamına gelir. Ancak bilgi miktarının artması her zaman daha iyi ebeveynlik anlamına gelmez. Aksine kontrolsüz bilgi akışı karar vermeyi zorlaştırabilir, kaygıyı artırabilir ve ebeveynlik deneyimini karmaşıklaştırabilir.
Sağlıklı ebeveynlik yalnızca doğru bilgiye ulaşmakla değil, doğru miktarda bilgiyle ilerlemekle mümkündür.
Sevgilerle,
Çg.Ad. Didem BAYUS MEŞE
⸻
Kaynaklar
1. Herbert A. Simon (1971). Designing Organizations for an Information-Rich World. Bilgi bolluğunun dikkat kıtlığı yarattığını açıklayan çalışma.
2. Eppler, M. J., & Mengis, J. (2004). The Concept of Information Overload: A Review of Literature from Organization Science. Information Society, 20(5), 325–344.
3. Sheena Iyengar & Mark Lepper (2000). When Choice is Demotivating: Can One Desire Too Much of a Good Thing? Journal of Personality and Social Psychology.
4. Radesky, J. S., Kistin, C., Zuckerman, B., et al. (2016). Patterns of Mobile Device Use by Caregivers and Children. Pediatrics.
5. Bawden, D., & Robinson, L. (2009). The Dark Side of Information: Overload, Anxiety and Other Paradoxes. Journal of Information Science.

