logo

KENDİM İÇİN

ÇOCUK VE ANNE

İŞİM İÇİN

GRUP SEANSLARI

Toksik iş Yeri - Sınırlarımı Nasıl Korurum?

basak-guven-erdogan

Toksik İş Yerinde Sınırlarımı Nasıl Korurum?


Sabah alarm çaldığında yorgun uyanıyorsan,

Pazartesi sendromu artık sadece pazartesiyle sınırlı değilse,

Mesai bitse bile zihnin işte kalıyorsa…


Belki de sorun işin kendisi değil, bulunduğun ortamdır. Toksik iş yeri dediğimiz şey her zaman açık bir mobbing ya da bağıran bir yönetici değildir. Çoğu zaman sessiz ilerler. Küçük küçük aşındırır. Gün sonunda “Neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sordurur ama cevabı net değildir.

Bu yazıda “Başka bir iş yeri bul, iyi hissetmediğin yerde kalma” demeden önce başka bir yerden bakmak istiyorum:


Gitmek mümkün değilse, kendimi nasıl korurum?


1- Gerçekten Etkileniyor Muyum?

Toksik ortamlar insanın kendinden şüphe etmesine neden olur.

“Ben mi abartıyorum?”

“Herkes dayanıyor, ben mi zayıfım?”

Oysa bazı işaretler oldukça nettir: Sürekli stres ve tükenmişlik hissi, ne yaparsan yap eksik kalıyormuş duygusu, sürekli eleştirilme hali, mesai kavramının belirsizleşmesi, güven kaybı, iletişim eksikliği...


Takdir görmemek bir süre sonra insanın iç sesini değiştirir. Başarılarını küçültür, hatalarını büyütür.

Eğer sık sık “Yeterince iyi değilim” düşüncesi zihninde dönüyorsa, bu sadece iş yükü değildir. Bu, duygusal olarak etkilenmeye başladığının göstergesi olabilir.

Ve bu zayıflık değildir.

Bu insan olmaktır.


2- İş Değiştirmek Her Zaman Mümkün mü?

Dışarıdan bakıldığında çözüm basit görünür: “Mutsuzsan değiştir.”

Ama hayat, motivasyon konuşmalarındaki kadar düz değildir. Ekonomik koşullar, aile sorumlulukları, kariyer hedefleri, devam eden projeler… Bazen gitmek gerçekten bir seçenek değildir. Bazen bulunduğun yerde kalmak zorundasındır.

İşte tam burada soru değişir:

“Nasıl çıkarım?” yerine “Nasıl zarar görmeden kalırım?” sorusu gelir.


3-Sınır Koymak Neden Bu Kadar Zor?

Çoğumuz iş hayatına girerken görünmez bir sözleşme imzalarız:

“Ulaşılabilir ol.”

“Fedakârlık yap.”

“Problem çıkarma.”

Zamanla sınırlar esner, sonra silinir. Mesai biter ama mesajlar bitmez. Telefon kapanır ama zihnimiz kapanmaz. “Son bir şey”ler hiç bitmez.

Oysa sınır koymak, işini sevmemek değildir, sınır koymak, kendini korumaktır.


4- Silinmiş Sınırlar mı, Esnek Sınırlar mı?

Burada önemli bir ayrım var.

Esnek sınır:

“Bu akşam kalabilirim ama yarın erken çıkmam gerekiyor.”

Silinmiş sınır:

“Ben zaten hep kalıyorum.”

Esnek sınırlar seni ve işini korur ancak silinmiş sınırlar seni tüketir. Her talebe otomatik “evet” demek uyum değildir; çoğu zaman korkudur.

Yanlış anlaşılma korkusu, yetersiz görünme korkusu, işini kaybetme korkusu... Ama uzun vadede sınır koyamamak, daha büyük bir kayıp yaratır:

Kendini kaybetmek.


5- Küçük Alanlar Açmak

Her şeyi değiştiremeyebilirsin ama küçük alanlar yaratabilirsin.

Öğle arasında 10 dakikalık yürüyüş ve ofisten uzaklaşmak, iş çıkışı telefon kapalı bir saat, haftada bir gerçekten iyi gelen ve mesaiye kapalı olduğunun net olduğu bir plan. Bu küçük rutinler lüks değil, zihinsel dayanıklılık yatırımıdır.

Toksik bir ortamda en büyük risk, tüm hayatın işten ibaret hale gelmesidir. Oysa insanın başka kimlikleri de vardır. Arkadaş, eş, ebeveyn, sporcu, okur, sanatsever… Bu kimlikleri canlı tutmak, ruh sağlığını korur.


6- İletişim Her Zaman İşe Yarar mı?

Hayır.

Bazen karşındaki değişmez ama kendini ifade etmek yine de değerlidir.

“Bu üslup beni zorluyor.”

“Bu işi bugün yetiştiremeyeceğim.”

“Geri bildirimi daha net alabilir miyim?”

Her zaman bulunduğun ortamı dönüştürmeyebilir, ama seni mutlaka güçlendirir.

Çünkü artık susarak katlanan biri değil, kendini ifade eden biri olursun. Üstelik bu yalnızca çevrendekilerin gözlerindeki imajın için değil, kendine dair inançların ve herkesten önce kendine bakış açındaki imajın için de. Belki de en önemlisi de budur aslında.


7- Tükenmişliği Normalleştirme

“Bu sektörde böyle.”

“Herkes yoğun.”

“Biraz sabret.”

Bu cümleler tehlikelidir. Zor bir dönemden geçmek başka, sürekli tükenmiş olmak ve bu şekilde çalışmanın yaşam stili ve şirket kültürü haline gelmesi başka. Eğer uzun süredir değersiz, yorgun ve baskı altında hissediyorsan, bu sadece yoğunluk değildir. Bu bir alarmdır.

Ve o alarmı ciddiye almak gerekir.

Son Olarak

Belki hemen işi değiştiremeyeceksin.

Belki şartlar seni bir süre daha orada tutacak.

Ama bu süreçte kendini kaybetmek zorunda değilsin.

Sınır koymak bencillik değildir.

Hayır demek saygısızlık değildir.

Kendini korumak lüks değildir.


Bugün küçük bir adımla başlayabilirsin.

Tek bir “şimdi değil” demekle. Belki her şey bir anda değişmeyecek. Ama sen değişmeye başlayacaksın.

Ve bazen en büyük dönüşüm, içeride başlar.

advicemy-footer
logo

Bizi Takip Edin

advicemyGooglePlay
advicemyGooglePlay

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir. İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir. Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191