İlişkiler Üzerine

Burak

Günümüzde ilişkiler sanki savaş alanına dönmüş gibi. Kişiler birbirlerini olduğu gibi kabul edip ortak bir yaşam sürmek ve mutlu etmek yerine kendi kafalarındaki istediği "şablon kişi"lerin özellikleri neyse ona benzetmeye çalışmakla zaman harcıyorlar. Bu durumda kemikleşmiş iletişim kopuklukları ve düzeltilmesi zor çatışmalar kaçınılmaz oluyor. Bunun sonucu olarak da ilişki sürecinde küçük olaylardan büyük ve beklenmedik kavgalar, tartışmalar çıkıyor..


Bir de bu duruma evlilik ve çiftlerin ailelerinin olumsuz anlamda taraf olmaları, her şeyi çıkmaza sokuyor. Bu durumun çözümü var mı?


Evet. Öncelikle çiftler şunu bilmelidir ki tanışma anından önce her ikisinin bir hayatı ve getirdikleri, yaşam tecrübesi ve belki de travmatik anları olduklarını dikkate almalılar. Örneğin 25 yaşında tanışıldıysa kişiyi 25 yaşında getiren bir hayat geçmişi olduğunu ve buna saygı duyup bununla birlikte bir ilişkiye başlandığını bilmeliler.Böylelikle kişiler kendi yaşam alanlarının, kendi benliklerinin oluşumunu bilmeli, bu oluşuma saygı göstermeliler. Genel anlamda ilişkiler ne kadar doğal akışında başlarsa o kadar sağlam ve köklü olabiliyor. Yaşanan olumsuzlukları geride bırakabilmek, yeni tartışmalarda geçmiş olumsuzlukları yeşertmemek, çatışmaları azaltıp tartışmanın direncini kırabilir. Sıfır sorunlu bir ilişki mümkün müdür?


Masallarda evet. Tabi ki bu mümkün değil.Ortak bir yaşamın, yaşam alanının ve bir çok özel paylaşımın olduğu bir hayatta bu biraz ütopya kalıyor. Tartışma anında taraflardan kim daha öfkeli ise diğerine zaman tanımalı ve öfkenin geçmesi beklenmelidir. Bu durum süreklilik arz ediyor ve günlük yaşantıyı etkileyen bir hâl alıyorsa da uzmanına başvurulmalı ve bunun için çözüm yolları aranmalıdır. Çocuklu çiftlerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise tartışmaların çocuğun yanında yapılmaması. Çocuklar görür ve gördüğünü yapar. Sizin en yakınlarınızla ilişkiniz hangi tonda ve renkte ise çocuklarımız da bunu taklit edecektir. Yüksek sese maruz kalan çocuk içe kapanık ve özgüveni düşük olabilir. Yanlış yapmaktan korkar. Çocuğun merak duygusunu köreltir ve öğrenmeye kapalı olabilir. Çiftler arası boşanmaktan başka bir çare yoksa bu durum çocuğa uzman eşliğinde anlatılmalı çocuk için bir travmaya dönüştürülmemelidir. Bazı ayrılıkların mutluluk getireceği unutulmamalı ve her iki taraf ayrı olunca mutlu olacağına inanıyorsa bu ayrılık çocuk için yapılandırılmalıdır.


Çiftler birbirlerinin "öz"lerine saygı duymalı ve koşulsuz kabul etmelidirler. Unutmayalım ki sesler yükseldikçe kalpler birbirinden uzaklaşır. Sağlıklı huzurlu ve bol kahkahalı günler dilerim.

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir.
İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir.
Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191